Nasıl evcilleşir insan?
Peki dişlerini nerede çıkarır?
Yağız Aksakaloğlu, ironiyi öfkeyle, karanlığı mizahla, itirazlarını insanın en mahrem zaaflarıyla yan yana getiren bir kalem. Kendi anlatısının ve kurduğu dünyanın bile kurallarını bozacak kadar da cesur.
Görmezden geldiğimiz meselelerin dikiş yerlerini söken öyküleriyle, düzenin karşısına insanı, sistemin karşısına vicdanı, adaletin karşısına buna razı olmayan ruhları çıkaran, huzursuz bir ses.
Okurunu yalnızca hikâyenin içine değil, kendi kabullerinin karşısına bırakıyor. Bazen bir başkasının kurduğu kafeste, bazen kendi zihninin içinde; bazen bir evlilikte, bazen de bir kurumun soğuk duvarları arasında sıkıştırıyor.
Ve elbette aşk da bundan muaf değil…