Hesabınız yok mu?
Hesap oluştur
Metin Turan’ın 2004 Ruşen Hakkı Şiir Birincilik Ödülü’nü kazanan ilk şiir kitabı Suları Islatan Mecnun, Ekim 2026’da Ürün Yayınları’ndan çıkan 11. baskısıyla yeniden okurla buluşuyor.Turan’ın şiirinde kent, insanın kendi yalnızlığını tanıdığı yerdir. Ankara bir öpüşle ıslanır, İstanbul fırtınaya tutulur, Edirne sevgilinin yüzünde yeniden keşfedilir. Şehirlerin havasını değiştirecek kadar yoğun yaşanan sevda, çekildiğinde geride yön duygusunu yitirmiş bir insan bırakır. Yabancılaşma tam da burada başlar. Kişi bildiği şehirde dolaşırken kendi hayatına uzak düşer, sokakların belleğiyle kendi belleği arasındaki bağı yitirir. Birlikte yürünmüş bir yolun ayrılıktan sonra uzaması, kentin de insanla birlikte değiştiğini duyurur.“Yalnızlığımı da Yitirdim”de ayrılığın açtığı boşluk, sevilen kişinin yokluğunu aşar. Şiirin öznesi, o yokluk karşısında sığınabileceği yalnızlığı bile kaybetmiştir. Kendi yönüne yabancı bir çoban yıldızı imgesi, bu varoluşsal sarsıntıyı göğe taşır. Yol gösteren yıldızın da yönünü bilemediği bir dünyada insan nereye dönebilir? Şiirin su imgeleri bu soruya bir coğrafya verir. Irmak çekilir, limanlar yıkılır, dalga ait olduğu bütünden ayrılır.Bir kentin sevilen kişiyle yeniden tanınması, ayrılığın neden böylesine derin bir yer kaybına dönüştüğünü de açık eder. İnsan özlediği yüzle birlikte o yüzün kendisine açtığı dünyayı arar. Mecnun’un çölü bu şiirlerde kentin içine taşınır. Sevdanın yoğunluğu, bir başkasının varlığıyla genişleyen hayatın, onun yokluğunda hangi kıyılara çekildiğinde duyulur.Kitabın “Yankılar” bölümündeki Haydar Ünal söyleşisi, bu şiirlerin yazılışına şairin ağzından bakma olanağı sunuyor. Turan’ın orada dile getirdiği düşünce, kitabın en kişisel dizelerinde bile karşılığını bulur. Aşk şiiri, yaşandığı çağın siyasal ve toplumsal izlerini taşıyabilir.