Hesabınız yok mu?
Hesap oluştur
Meriç Bardakçı oyunlarıyla gerçek ile yanılsama, aşinalık ile tekinsizlik, huzur ile tedirginlik, güven ile tehdit arasındaki sınırları bulanıklaştırarak seyircinin algısını sürekli yeniden kuran bir tiyatro dünyası yaratıyor.Persona'da boşandığı eşinin banyosunda sıkışıp kalan bir adam, parçalanan hafızasıyla geçmişi yeniden kurmaya çalışır. Bu iki kişilik psikolojik gerilimde gerçeğin farklı biçimlerdebüküldüğüne şahit oluruz. Çığlık'ta bir kadın, evinde kocasını beklerken gerçekle yanılsama arasındaki sınır silinir. Bu silinmiş zamanda kocasının kendinden uzaklaşmasıyla birlikte bastırdığı kuşkular, kayıplar ve gerçekle yüzleşemediği bir yas, evin içinde karanlık bir oyuna dönüşür. Ah Biz Bıyıksızlar'da boşanmış iki kadının bir gecelik özgürlük kutlaması, mizah ile trajedi arasında giderek büyüyen bir hesaplaşmaya dönüşür. Erkeklik, toplumsal roller ve kadın dayanışması absürt bir dille sahneye taşınırken, gece ilerledikçe gerçeklik duygusu da yerini başka bir oyunun kurallarına bırakır.