Abolisyonist Sosyalist Feminizm resmi

Abolisyonist Sosyalist Feminizm

Barkod: 9786057942449
Üreticiler: Kalkedon Yayıncılık
Stok Sayısı: 5
Basım Tarihi: 4-2021
Baskı Sayısı: 1. Basım
Sayfa Sayısı: 120 Sayfa
Ağırlık: 118,00 Gram
Boyut: 13,50 (en) x 21,00 (boy)
Cilt: Ciltsiz
Kağıt: 1.Hamur
Basım Yeri: İstanbul - Türkiye
Basım Dili: Türkçe

28,00 TL
25%
21,00 TL

Neden Sosyalizm?

Her insan açlık, evsizlik, hastalık, işsizlik ve engellilik kaygısı olmaksızın yaşamayı hak eder. Kâr amacı gütmek insanlığı yok eder. Sosyalizme bir başlangıç yapmak, herkesin evrensel olarak yaşanabilir bir gelire ve sağlık hizmetlerine kavuşması demektir.

Neden Feminizm?

Çünkü bireyin yaşam tercihlerini, ne biyolojik ne de toplumsal cinsiyeti belirlemelidir. Çünkü mizojini (kadın düşmanlığı) ve kadınların yaşadığı eşitsizliğe yapısal destek sağlayan hetero-ataerki, kadınların bedenleri üzerinde egemenlik kurma ve onları denetim altına almanın peşindedir. Benim “kadınlar” tabirini kullanışım her zaman trans, geleneksel cinsiyet normlarına uyum göstermeyen ve non-binary kimlikleri de kapsamaktadır. Bu belirlenmiş ve evrensel bir kabuldür.

Neden Abolisyonizm?

Kölelik sadece şekil değiştirmiş durumda; bireylik ile uygarlık ve insanlığın doğurduğu haklar ancak sözde kalmaya devam ediyor. Beyazların üstünlüğü, hukukun yapılandırılmasından, hapishanelerden ve ırka dayalı iş bölümü düzenlemelerinden bütünüyle sökülüp atılmalıdır... Abolisyonizm, günümüzde genellikle mevcut hapishane sistemini sona erdirmek üzere sürdürülen dirençli harekete atıfta bulunmak için kullanılmaktadır. Benim kullanımım ise, her nerede büyüyüp gelişirse gelişsin, mizojinist (kadın düşmanı) ırkçılığın yapısal bütünlüğünü kapsamaktadır.

Neden yıllardır kapitalist ırkçı hetero-ataerkiye ırkçılık ve mizojini karşıtı eleştirilerde bulunmamın ardından, hala bu açıklamaları yapmak zorunda kalıyorum? Neden bu hala mesele olmayı sürdürüyor? Neden ilerici düşünenler ve her çizgiden aktivistler biraz dahadeğişemediler? Neden sol cenah, kişisel olanın politik olduğunu, cinsiyetin de bir politikası olduğunu, cinselleştirilmiş ırkçılığın sınıf meselesinin temelini attığını bir türlü anlayamadı?

Neden hiçbir zaman başarılı bir sosyalist devrimin gerçekleşmediğini açıklayan şey, radikal ve devrimci tarihin bu ayrıcalıklı olma hali midir? Devrimlerin salt erk, zulüm ve sömürü arasındaki bağlantının parçalarını düzenlemeyi seçmiş olmalarının sebebi bu mudur? Sebep sosyalizmin daha fazla kalbe ve bedene, daha fazla abolisyonist sosyalist feministe ihtiyaç duyması mıdır?