Geleneksel Türk Halk Tiyatrosu resmi

Geleneksel Türk Halk Tiyatrosu

Gölge Oyunu Karagöz - Ortaoyunu - Kukla Oyunları -Köy Seyirlik Oyunları- Meddahlık
Barkod: 9786053252924
Stok Sayısı: 2
Basım Tarihi: 8-2025
Baskı Sayısı: 1. Basım
Sayfa Sayısı: 184 Sayfa
Boyut: 16,00 (en) x 24,00 (boy)
Cilt: Ciltsiz
Kağıt: 2. Hamur
Basım Yeri: Ankara - Türkiye
Basım Dili: Türkçe

450,00 TL
360,00 TL
*Bu fiyat sadece internet alışverişlerinde geçerlidir.

“Geleneksel Tiyatro” denilince, akla şu kavramlar geliyor: Gölge Oyunu Karagöz, Köy Seyirlik Oyunları, Kukla Oyunları, Ortaoyunu ve Meddahlık.
Adını verdiğim bu halk tipi geleneksel seyirlik oyunlar, Batı tipi tiyatrodan farklıdır. Batı’dan kültürümüze ithal ettiğimiz sanatlı, müzikli, metinli, konulu, ortaya koyanları belli oyunlar “tiyatro” olarak adlandırılır. Sanatın niteliği ve niceliğine göre; trajedi, drama, komedi, opera, pandomim, tulûat, operet, müzikal, varyete gibi türleri bulunan bu ithal tiyatro “geleneksel tiyatro” kavramımızın dışındaki seyirlik oyunlardır. Evet, bu sanatlı tiyatronun da binlerce yıllık bir geleneği bulunuyor. Bizim bu kitapta anlatmaya çalıştığımız sanatlı tiyatronun dışında, halkın yarattığı “geleneksel halk tiyatrosu”dur. Benim geleneksel sözcüğünden kastım; toplumun halk kesiminde, eskiden kalmış olmaları dolayısıyla, saygın görülerek kuşaktan kuşağa aktarılan, seyredilebilen, alışkanlıklarla sürdürülen, biraz  bilgi içeren, töresi bulunan, davranış ve sözlerle icra edilen, anonim ya da bireysel olarak yaratılmış, tiyatral tarafı da olan eğlence amaçlı gösterilerdir. Bunların neler olduğunu ve adlarını da yukarda sıraladım.
Geleneksel Türk halk tiyatrosu olarak saydığım bu tiyatral eğlence amaçlı türler; geleneksellik (traditional) niteliğine sahiptirler. Ayrıca konvensiyonel (conventional) bir yanları da vardır. İşin en önemlisi de bu oyunların alışılmış (customary), alışagelmiş, adetler gereğince yapılagelmiş olmalarıdır. Modası geçmiş olmalarına rağmen bir kökleri, tabanları, eskilikleri, hatıraları, değerleri, inanç kabulleri vardır. Bu nedenlerle biz halk bilimciler; milli olan, Türk niteliği ve kimliği olan bu oyunların, bizi daha çok temsil ettiğine inananlardanız. Bu oyunların; yaşatılmasını, yüceltilmesini, geliştirilmesini, çeşitlendirilmesini, sanatçılarının desteklenmesini, çağımıza-günümüze uygun olarak seyredebilir hâle getirilmesini istemekteyiz. Her şeyden önce bu oyunlar birer kültür ürünüdürler. Bu kültür ürünlerinin kaybolup gitmesine kimsenin gönlü razı olmaz. Üstelik  bu kültür ürünleri dışardan adapte edilmiş, transfer kültürler değildir. Bizim öz millî kültürlerimizdir. 

21 Temmuz 2025
Hayrettin İVGİN