Mışıl mışıl uyuyorlardı çarşaflarının altında,
ormanları yeşil haziran soluğunu soluyarak.
Bir dağ bülbülünün nağmesinde, nöbetçi
gardiyanın ayak sesinde...
Uyuyorlardı, egemen, işkilli, emin ve korkak.
Diş gıcırdatarak, şirin şirin kaşınarak,
horlayarak, sayıklayarak...
Uyuyorlardı, üzerinde kömür ve tomruk yüklü
500 tonluk gemilerin yüzdüğü Bartın Çayı gibi
çağıltılı, burgaçlı, köpük köpük, sessiz...