Surete terim olma gücüne kavuşturan Platon'dan günümüze gelinceye değin "bir şeyi tanınır ve bilinir kılan ilke" anlamını korumaya devam eden suretle ilgili dönüşümler; terimin fizik, kozmoloji, epistemoloji, ve etik gibi alanlarda ifa ettiği işlevlere temel teşkil edecek şekilde ontolojik seviyede kazandığı yeni anlamlarla ilişkilidir. Bu bakımdan denilebilir ki, suretin ontolojisinde meydana gelecek bir değişim daima diğer alanlardaki işlevlerini de dönüştürecek bir yöne sahip olmuştur.
Terimin kavramsal dönüşümler tarihinde Platon'dan sonra Aristoteles'in ve Yeni-Platoncuların müdahaleleri önemli dönemeçlere karşılık gelir. İbn Sina'nın kendine özgü teorik ayrımlar etrafında terimi yeniden ele alma teşebbüsleriyle ortaya çıkan özgün suret teorisi, bu dönüşümler tarihi açısından yeni bir kırılma noktasına işaret eder. Elinizdeki çalışma İbn Sina'nın suretinin ontolojisi açısından makas değiştirici sonuçlar doğuran bu müdahalelerinin serimlenmesine hasredilmiştir.