Türkiyede Sinemanın Tarihi resmi

Türkiyede Sinemanın Tarihi

Başlangıcından Günümüze
Yazar: Savaş Arslan
Barkod: 9786258431643
Üreticiler: Kronik Kitap
Stok Sayısı: Stokta Yok
Basım Tarihi: 8-2022
Baskı Sayısı: 1. Basım
Sayfa Sayısı: 512 Sayfa
Ağırlık: 510,00 Gram
Boyut: 13,50 (en) x 21,00 (boy)
Cilt: Ciltsiz
Kağıt: 2. Hamur
Basım Yeri: İstanbul - Türkiye
Basım Dili: Türkçe

120,00 TL
90,00 TL

“Uluslararası sanat filmlerinden popüler Türk sinemasına, tapon filmlerden yüksek sanat filmlerine, feminizm ve auteur kuramlarından Şarkiyatçılığa, erotik yapımlardan melodrama, Sessiz Dönem’den yeni medyaya dek, referanslarıyla zengin, anlayışıyla derin ve analizleriyle net bir kitap.”
RONALD GREEN, Ohio State University

“Savaş Arslan’ın Türkiye’de sinema geleneği üzerine yepyeni fikirlerle dolu kitabı, popüler sinema ve sanat sineması arasında verimli bir uzlaşı sağlıyor. Tür meseleleri, alternatif kültürel coğrafyalar, kültürler arası adaptasyon ve ulusaşırı sinema tarihçiliği üzerine kavrayışlar sunuyor. Ayrıca, Batı anlatılarıyla bu anlatıların modernleşen çeperler tarafından sahiplenilmesi arasındaki ilişkiyi başarılı bir şekilde ele alıyor.”
DINA IORDANOVA, University of St. Andrews

Bugüne kadar çekilen 8.000’den fazla filmle Türkiye, dünyada en çok film üretmiş ülkelerden biridir. Bu üretken sinemanın eleştirel bir tarihi olan Türkiye’de Sinemanın Tarihi, hem popüler türleri hem de sanat filmlerini ele alarak, 1896’dan günümüze ülkenin sinema geleneğini bütünüyle ortaya seriyor. Sadece filmler değil, ülkenin kendisine has dağıtım sistemi ve izleme pratiklerini de tüm ilginç yönleriyle resmediyor.
Kitapta Yeşilçam, Savaş Arslan’ın önerdiği yeni bir dönemleştirmeyle, 1950’lerden 1980’lerin sonuna kadar Türkiye’nin popüler film endüstrisi olarak ülke sinemasının zirvesinde ve merkezinde. Başlangıçtan 1940’ların sonuna dek süren Yeşilçam Öncesi dönem, Cumhuriyet dinamikleriyle iç içe serimleniyor. 1990'lardan bu yana Yeşilçam Sonrası evrende şekillenen son dönemin öne çıkan olgularıysa sinemada “yeni” tartışmaları ve dijitalleşme.
Günümüzün gitgide çoğullaşan ve genişleyen sinemasal manzarası, kitap boyunca olduğu gibi, ülke ve dünyanın “hakikatleriyle” paralel olarak ortaya konuyor. 200 yılı aşan modernleşme tecrübesi, ulus inşası süreçleri, askerî darbeler, göç, krizler, devalüasyonlar, küreselleşme, dinî ve etnik hareketlerle Karagöz, minyatür ve hikâyeden modern sanatsal formlara geçiş gibi bütün sosyoekonomik, kültürel ve politik bağlamlar sinemayla ilişkilendiriliyor.
“Kıyamet gibi hakikat” içeren Türkiye’de Sinemanın Tarihi, hayalle gerçeğin, popülerle sanatsalın, zorlamayla kendiliğinden olanın bir arada varoluşunu eleştirel bir yordamla anlama ve anlatma yönünde bir milat değerinde.