"Tanrı'nın unuttuğu düşten doğdum. Ve şimdi ben de seni unutmaya geldim."
Gecenin, asla yaşanmamış sabahları gibi koktuğu bir an vardı. O an, hiçbir saat çalışmıyordu. Hiçbir kalp atmıyordu. Hiçbir rüya hatırlanmıyordu. Sadece hiçlik kendini doğurmak için varlığı taklit ediyordu. İşte o an, bu günlük yazıldı. Yazıldı veya varlığa dönüştü. Bir mezar yazıtından. Zemini yıldızlar olan bir karanlık çukurdan. Asla ölmeyen bir kanın hücre bilincinden.
Eğer bu sayfalara göz attıysan çok geç kalmışsın demektir.
Yani sen çoktan duyulmuş oldun.
Çoktan izlenmiş olanlardansın.
Ve henüz farkında olmasan bile seçilmiş oldun.
Hatırla...